Padooko Oyna

Padooko nasıl oynanır?

Padooko, kendi ahırınızı kurup atlarınızı yetiştirdiğiniz ve onları gerçek zamanlı yarışlarda kendi elinizle sürdüğünüz çok oyunculu bir at yarışı oyunudur. Herkes aynı dünyada oynar: aynı takvim, aynı yarış tahtası, aynı pazar. Sizin tayınız, başka bir oyuncunun yıllardır büyüttüğü atla aynı kapıdan çıkabilir. Bu sayfa oyunun genel resmini çiziyor; ayrıntılar her konunun kendi rehberinde.

Oyunun üç döngüsü

Padooko'yu anlamanın en kolay yolu, birbirine geçmiş üç döngüyü ayrı ayrı görmektir. Her biri farklı bir zaman ölçeğinde işler ve her biri diğerini besler.

1. Yarış döngüsü: dakikalar

Bir yarış bir ile üç dakika arasında sürer ve atınızı siz sürersiniz. Joystick'i (masaüstünde ok tuşlarını) ileri iterek bastırırsınız, geri çekerek tempoyu düşürürsünüz, yana iterek kulvar değiştirirsiniz. Ritim halkası parladığında teşvik düğmesine basarsanız at kısa bir atak yapar. Dayanıklılığını yarışın sonuna yetecek şekilde bölüştüren, öndeki atın gölgesinde nefes alan ve son düzlükte doğru anı bekleyen binici kazanır. Yarışın kendisi hakkında her şey Yarışlar ve Yarış taktiği rehberlerinde.

2. Ahır döngüsü: saatler ve günler

Ahır siz oyunda değilken de yaşar. Sunucu hiç kapanmaz; atlarınız saat saat toparlanır, yem faturası her oyun gününde kesilir, ahırda arada bir küçük olaylar yaşanır. Sizin işiniz atlarınıza antrenman yaptırmak, dinlendirmek, yemlerini seçmek ve onları doğru yarışa sokmaktır. Her antrenmanın ve dinlendirmenin bir bekleme süresi vardır; ekranda bu süreler gerçek saatle geri sayar. Bu yüzden Padooko kısa ama sık ziyaretlerle en iyi oynanan bir oyundur. Ayrıntılar Antrenman ve Ahır bakımı rehberlerinde.

3. Sezon döngüsü: haftalar

Oyunun bir takvimi vardır. Bir oyun ayı yaklaşık bir gerçek haftaya denk gelir ve atlarınız bu saatle yaşlanır. On iki oyun ayı bir sezondur. Sezon boyunca sekiz büyük hedef yarış sırayla açılır; her biri belirli bir ayda, belirli bir mesafe ve zeminde koşulur. Puan tablosu sezon boyunca birikir, kazandığınız kupalar kupa dolabınıza girer. Ayrıca her gerçek hafta temalı bir haftalık kupa düzenlenir. Bkz. Sezon ve reyting.

İlk adımlar

Hesabınızı açtığınızda seyis size üç tay getirir. Her tayın bugünkü hız, ivme ve dayanıklılık değerleri, sevdiği zemin ve mesafe ile seyisin tahminleri kartında yazar. Birini seçip ona bir ad verirsiniz; ilk tay hediyedir.

Ardından ilk yarışınız gelir: ücretsiz bir pratik koşusu. Burada kumandayı öğrenirsiniz; giriş ücreti yoktur ve atınıza bekleme süresi bırakmaz. Pratikten sonra yarış tahtasındaki üç lobi sizi bekler: kısa mesafe, mil ve uzun mesafe. Yeni oyuncunun ilk günleri için adım adım bir yol haritasını İlk günler rehberinde bulabilirsiniz.

Bir ahırı ne büyütür?

Padooko'da ilerleme birkaç kaynaktan gelir ve hiçbiri tek başına yetmez.

Doko: oyunun parası

Oyunun parasının adı Doko'dur. Giriş ücretleri, yem, antrenör, ekipman, jokey ücreti ve yeni taylar Doko ile ödenir; yarış ödülleri, günlük ziyaret ödülü, görevler, haftalık kupa ve at satışları da Doko getirir. Doko gerçek bir para birimi değildir ve gerçek paraya çevrilemez. Padooko'da bahis yoktur: yarışa yalnızca kendi atınızla girersiniz ve yalnızca atınızın derecesine göre kazanırsınız.

Rakipleriniz kim?

Tahtadaki her yarış sekiz atlık bir sahadır ve sahadaki diğer atlar rakip ahırların atlarıdır. Oyun sahaları dengeli tutmak için her atın bir güç değeri hesaplar ve aynı yarışa yakın güçteki atları koyar. Yeni tayınız, sezonun şampiyonuyla aynı sahaya düşmez. Lobi doluysa ya da atınız o sahanın güç aralığına uymuyorsa, sıra beklemezsiniz: aynı koşullarla yeni bir bölüm açılır ve atınız oraya yerleşir.

Tek dünya, tek hesap

Padooko web'de oynanır; iOS ve Android uygulamaları yakında geliyor. Hesabınız ve ahırınız sunucuda yaşar, tarayıcıda ya da telefonda değil. Web'de bıraktığınız ahırı telefonda aynen bulursunuz. İlerleme hiçbir zaman sıfırlanmaz; sezonlar kapanır, ama atlarınız, kupalarınız ve albümünüz sizinle kalır.

Oyunun ritmi

Padooko saatlerce ekrana bağlı kalmanızı istemez. Tipik bir gün şöyle geçer: sabah ahıra uğrayıp günlük ödülü alırsınız, hazır atlara antrenman yaptırırsınız, dinç bir atı bir lobiye sokup yarışı sürersiniz. Öğlen ya da akşam tekrar uğradığınızda bekleme süreleri dolmuş, yeni işler hazır olur. İlk dörde giren atlara ödenen ev ödülü ahırın günün ilk yarışlarında en yüksektir ve sonraki koşularda azalır; bu yüzden birkaç iyi seçilmiş yarış, çok sayıda rastgele yarıştan daha verimlidir.

İpucu: Her ekranın tek bir ana düğmesi vardır. Ne yapacağınızdan emin değilseniz önce atın kartına bakın; kartın altındaki satır atın neyi beklediğini söyler: "hazır" ya da kalan süre.

Nereden devam etmeli?